İçeriğe geç

Rusya Ukrayna olayı ne zaman başladı ?

Bompar ekibi olarak bugün Rusya Ukrayna olayı ne zaman başladı konusunu hem kolay hem de detaylı biçimde anlatıyoruz.

Geçmişi anlamak, bugün yaşanan olayların nedenlerini kavramanın en önemli yollarından biridir. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ne zaman başladığını araştırırken yalnızca bir tarihe bakmak yeterli değildir; yüzyıllara yayılan tarihsel bağları, siyasi gerilimleri ve toplumların hafızasında bıraktığı izleri de değerlendirmek gerekir. Çünkü bugün Avrupa’nın güvenliğini etkileyen bu çatışma, bir gecede ortaya çıkmış bir anlaşmazlık değildir.

Rusya Ukrayna olayı ne zaman başladı? Sorunun cevabı, hangi dönemin kastedildiğine göre değişir. Rusya ile Ukrayna arasındaki günümüzdeki savaşın başlangıcı genellikle 2014 yılına dayandırılır. Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ve Donbas bölgesinde çatışmaların başlamasıyla büyüyen kriz, 24 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya geniş çaplı işgaliyle yeni ve çok daha büyük bir aşamaya geçmiştir.

Rusya ve Ukrayna’nın tarihsel ilişkileri, Orta Çağ’a kadar uzanır. 9. yüzyılın sonlarında şekillenen Kiev Rus Devleti, günümüzde Ukrayna, Rusya ve Belarus’un tarihsel geçmişinde önemli bir yere sahiptir.

988 yılında Kiev knezi Vladimir’in Hristiyanlığı kabul etmesi, bölgenin dini ve kültürel tarihinde belirleyici bir gelişme olmuştur. Ancak Kiev Rus Devleti’nin mirası, günümüzdeki ulusal kimliklerle doğrudan eşitlenemez. Modern Rusya ve Ukrayna kimlikleri, sonraki yüzyıllarda farklı siyasi ve toplumsal süreçlerle şekillenmiştir.

Ortak tarih, iki toplum arasında kültürel bağlar oluştururken siyasi egemenlik tartışmalarında da kullanılabilmektedir. Bir ülkenin tarihsel geçmişinin başka bir ülke üzerindeki güncel hak iddialarını kendiliğinden meşrulaştırıp meşrulaştırmadığı, bugün de tartışılan temel meselelerden biridir.

Ukrayna topraklarının önemli bölümleri, farklı dönemlerde Rus İmparatorluğu’nun ve diğer Avrupa devletlerinin yönetimi altında kaldı. 1917 Rus Devrimi’nin ardından bölgede bağımsızlık girişimleri yaşansa da Ukrayna, 1922’de kurulan Sovyetler Birliği’nin kurucu cumhuriyetlerinden biri oldu.

1932-1933 yıllarında yaşanan Holodomor olarak bilinen büyük kıtlık, Ukrayna’nın toplumsal hafızasında derin izler bıraktı. Kıtlığın nedenleri, Sovyet yönetiminin politikaları ve olayın soykırım olarak nitelendirilmesi tarih yazımında önemli tartışma konularıdır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Ukrayna büyük yıkıma uğradı. Savaş sonrasında Sovyet yönetimi devam ederken 1954 yılında Kırım, Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nden Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne devredildi.

Bu gelişme, 1991 sonrasında Rusya ile Ukrayna arasındaki Kırım anlaşmazlığının tarihsel arka planında sıkça gündeme geldi.

1991 yılında Sovyetler Birliği dağılırken Ukrayna bağımsızlığını ilan etti. Aynı yıl yapılan referandumda bağımsızlık ezici bir çoğunlukla desteklendi. Böylece Ukrayna, uluslararası alanda bağımsız bir devlet olarak yeni bir döneme girdi.

Rusya ile Ukrayna arasındaki ilişkiler ise enerji kaynakları, Karadeniz’deki askeri varlık, ticaret ve dış politika tercihleri nedeniyle zaman zaman gerildi.

Ukrayna’nın Avrupa Birliği ve NATO ile yakınlaşma çabaları, Rusya’nın güvenlik anlayışıyla çatışan başlıklardan biri oldu. Bununla birlikte Ukrayna’nın kendi dış politikasını belirleme hakkı ile Rusya’nın güvenlik kaygıları aynı şey değildir; bu konuların uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

2004 yılında Ukrayna’da yapılan seçimlerin ardından ortaya çıkan tartışmalar, Turuncu Devrim olarak bilinen geniş çaplı protestolara yol açtı. Bu süreç, ülkenin siyasi yönelimi ve demokratik kurumları üzerindeki tartışmaları görünür hâle getirdi.

2013 yılında Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmesi, Kiev’de Euromaidan protestolarını başlattı. Gösteriler zamanla büyüdü ve Şubat 2014’te Yanukoviç iktidardan ayrıldı.

Rusya bu gelişmeleri kendi bölgesel çıkarları açısından değerlendirdi. Ukrayna’daki protestocuların önemli bir bölümü ise Avrupa ile yakınlaşmayı, yolsuzluğa karşı mücadeleyi ve siyasi değişimi savunuyordu.

2014 yılı, Rusya-Ukrayna krizinin silahlı çatışmaya dönüştüğü temel dönüm noktasıdır. Rus güçleri Kırım’da kontrolü ele geçirdi. Mart 2014’te yapılan ve uluslararası alanda geniş ölçüde tanınmayan referandumun ardından Rusya, Kırım’ı kendi topraklarına kattığını açıkladı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 27 Mart 2014 tarihli 68/262 sayılı kararıyla Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü teyit etti ve Kırım’daki referandumun Ukrayna’nın statüsünü değiştirmek için geçerli bir temel oluşturmadığını belirtti.

Aynı yıl Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk bölgelerinde Rusya destekli ayrılıkçı gruplarla Ukrayna güçleri arasında çatışmalar başladı. Böylece Rusya-Ukrayna savaşı, 2022’den çok önce fiilen başlamış oldu.

Belgelere dayalı değerlendirme: Birleşmiş Milletler kararları, Kırım’ın statüsüne ilişkin uluslararası hukuki yaklaşımı anlamak açısından temel birincil kaynaklardandır. Tarihsel olayları değerlendirirken siyasi açıklamalarla uluslararası kuruluşların kararlarını birbirinden ayırmak gerekir.

24 Şubat 2022’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in askeri harekât açıklamasının ardından Rus kuvvetleri Ukrayna’nın farklı bölgelerine saldırılar başlattı. Kiev, Harkiv ve güneydeki çeşitli bölgeler çatışmaların merkezlerinden bazıları hâline geldi.

Bu tarih, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcı olarak sıkça kullanılsa da daha doğru tarihsel ayrım şudur: Savaş 2014’te başladı, 24 Şubat 2022’de geniş çaplı işgale dönüştü.

Rus yönetimi harekâtını güvenlik gerekçeleri ve Donbas’taki gelişmelerle açıklarken Ukrayna bunu egemenliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2 Mart 2022 tarihli ES-11/1 sayılı kararında Rusya’nın saldırısını kınadı ve Rus kuvvetlerinin Ukrayna topraklarından çekilmesini talep etti.

Savaş, milyonlarca insanın yerinden edilmesine, şehirlerin zarar görmesine ve ailelerin parçalanmasına neden oldu. Ukrayna’dan başka ülkelere sığınan insanların yanı sıra ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalan çok sayıda insan da ortaya çıktı.

Çatışma, enerji fiyatları, tahıl ticareti ve uluslararası güvenlik üzerinde de etkiler yarattı. Özellikle Karadeniz üzerinden yapılan tahıl sevkiyatları, savaşın yalnızca iki ülkeyi değil, gıda ithalatına bağımlı birçok toplumu da etkileyebildiğini gösterdi.

2022 sonrasında Batılı ülkelerin Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımları, NATO’nun doğu kanadındaki güvenlik önlemleri ve Ukrayna’ya sağlanan askeri destek, uluslararası ilişkilerin önemli gündem maddeleri hâline geldi.

Tarihçiler ve uluslararası ilişkiler araştırmacıları, Rusya-Ukrayna savaşının nedenleri konusunda farklı ağırlıklar taşıyan yorumlar geliştiriyor.

Harvard Üniversitesi tarihçisi Serhii Plokhy, The Russo-Ukrainian War adlı eserinde iki ülkenin tarihsel ilişkilerini, Ukrayna’nın bağımsızlık mücadelesini ve Rusya’nın bölgesel hedeflerini ele alır. Timothy Snyder ise Doğu Avrupa tarihi üzerine çalışmalarında ulusal kimliklerin, emperyal mirasın ve siyasi özgürlüklerin önemini vurgular.

Uluslararası ilişkiler alanında John Mearsheimer gibi isimler, NATO’nun genişlemesi ve büyük güçlerin güvenlik kaygıları üzerinde durmuştur. Buna karşılık başka araştırmacılar, Ukrayna’nın egemenlik hakkını, Rusya’nın siyasi hedeflerini ve Ukrayna toplumunun kendi geleceğini belirleme iradesini daha merkezi bir noktaya yerleştirir.

Bu yaklaşımlar arasındaki farklılıklar, tarihsel nedenleri tartışmakla askeri saldırıyı hukuken meşru göstermek arasındaki ayrımın önemini ortaya koyar.

Rusya-Ukrayna savaşı, tarihin yalnızca geçmişte yaşanmış olaylardan oluşmadığını gösteriyor. İmparatorluk mirası, ulusal kimlik, sınırlar ve güvenlik anlayışı günümüz siyasetini etkilemeye devam ediyor.

Ancak tarihsel bağları tek başına açıklama olarak kullanmak, bugünkü gelişmelerin karmaşıklığını gözden kaçırabilir. 1991’de bağımsızlığını kazanan Ukrayna’nın egemenliği, 2014’te Kırım’ın ilhakı ve 2022’de başlayan geniş çaplı işgal, birbirine bağlı fakat farklı hukuki ve siyasi anlamlar taşıyan gelişmelerdir.

Rusya Ukrayna olayı ne zaman başladı sorusunun en doğru cevabı, olayların hangi aşamasının kastedildiğine bağlıdır:

– 1991: Ukrayna bağımsız bir devlet oldu.

– 2013-2014: Euromaidan protestoları ve siyasi kriz yaşandı.

– 2014: Kırım’ın ilhakı ve Donbas’taki çatışmalarla Rusya-Ukrayna savaşı başladı.

– 24 Şubat 2022: Rusya geniş çaplı işgal başlattı ve savaş yeni bir aşamaya geçti.

Tarihsel olayları değerlendirirken yalnızca liderlerin açıklamalarına değil, uluslararası hukuk belgelerine, arşivlere ve farklı tarihçilerin çalışmalarına da bakmak gerekir. Çünkü savaşların arkasında siyasi kararlar kadar toplumların hafızası, güvenlik kaygıları ve bağımsızlık talepleri de bulunur.

Son olarak şu soruyu düşünmek önemlidir: Geçmişteki anlaşmazlıkları anlamak, bugün yaşanan savaşların önlenmesine yardımcı olabilir mi? Tarih tek başına bütün sorunları çözmez; ancak belgelerden öğrenmek, farklı anlatıları karşılaştırmak ve toplumların yaşadığı acıları unutmamak, daha bilinçli bir gelecek kurmanın temel adımlarındandır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort https://hiltonbet-giris.com/ betexper güvenilir mi elexbetgiris.org
https://bilgikadini.com https://filintahaliyikama.com.tr https://erdallarotocam.com.tr Sitemap