İçeriğe geç

Kör etmek anlamı nedir ?

Yine bir Bompar içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Kör etmek anlamı nedir”.

Kör Etmek Anlamı Nedir? Günlük Hayatta Bazen Gözümüzü, Bazen Aklımızı Kaybettiren Bir Söz

İzmir’de yaşayıp da “kör etmek” lafını hiç duymamış birini bulmak, yaz günü Kordon’da boş masa bulmak kadar zor olabilir. Herkes bir şekilde bu ifadeyle karşılaşmıştır. Bazen bir arkadaş sohbetinde, bazen bir tartışmanın ortasında, bazen de annemizin “Bu kadar da kör etme kendini!” cümlesinde karşımıza çıkar.

Peki Kör etmek anlamı nedir? Gerçekten birinin gözlerini kapatmak mı? Yoksa hayatın bazı anlarında insanın kendi kendine yaptığı küçük bir akıl karartma operasyonu mu?

Aslında bu ifade hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılan güçlü bir deyimdir. Gerçek anlamıyla birinin görme yetisini kaybetmesine sebep olmak anlamına gelir. Ancak günlük konuşmalarda çok daha sık mecaz anlamıyla kullanılır. Bir şeyi fark edememek, gerçeği görememek, bir konuda aşırı etkilenerek mantıklı düşünemez hâle gelmek gibi anlamlara gelir.

Yani bazen gözlerimiz açık olur ama beynimiz “Ben bugün çalışmıyorum, yarın tekrar deneyin.” moduna geçebilir.

Kör Etmek Anlamı Nedir? Sadece Gözlerle İlgili Bir Durum Değil

Bir insanın kör olması denildiğinde akla ilk olarak fiziksel bir durum gelir. Fakat “kör etmek” deyimi, günlük hayatta çoğu zaman düşünsel ve duygusal alanlarda kullanılır.

Mesela çok sevdiğiniz bir insanın yaptığı yanlışları görmezden geliyorsanız, çevrenizden biri size şöyle diyebilir:

“Sen ona karşı resmen kendini kör etmişsin.”

İşte burada anlatılmak istenen şey, kişinin gerçekleri fark edemeyecek kadar duygularının etkisinde kalmasıdır.

Bunu gençlik döneminde çok görürüz. Arkadaşımız yeni biriyle tanışır. Daha ilk hafta:

“Bu insan çok farklı, hayatımın insanı olabilir.”

der.

Biz dışarıdan bakarız. Daha üçüncü buluşmada bütün kırmızı bayrakları görmüşüzdür ama arkadaşımız adeta romantik bir film filtresi takmıştır.

“Ya biraz sakin ol, adam sana üç kere aynı hikâyeyi anlattı.”

“Yok ya, kesin çok yoğun bir dönemden geçiyor.”

İşte o an arkadaşımız kendini biraz kör etmiştir. Çünkü bazen insan görmek istemediği şeyi gerçekten göremez.

Günlük Hayatta Kör Etmek: Hepimizin Küçük Kör Noktaları Var

İzmir’de sıradan bir gün düşünelim. Sabah kalkmışım, işe veya okula gitmek için hazırlanıyorum. Telefon elimde, kahve diğer elimde. Aynaya bakıyorum.

Saçlar biraz dağınık.

İç ses:

“Bugün farklı bir tarz deneyeyim.”

Beş dakika sonra:

“Hayır, bu tarz değil. Bu bildiğin elektrik çarpmış hâli.”

Ama insan bazen kendine bile kör olabiliyor. Aynaya bakıyoruz ama gördüğümüz şey gerçeğin tamamı olmuyor. Kafamızdaki versiyonumuzla gerçek görüntümüz arasında küçük bir pazarlık başlıyor.

Hayatta da böyle.

Bazen kendi hatalarımıza karşı kör oluruz. Sürekli aynı yanlışı yaparız ama sebebini dışarıda ararız.

“Ben neden hep aynı insanlarla sorun yaşıyorum?”

diye düşünürüz.

Belki de cevap aynadadır. Ama aynaya bakmak kolay değildir. Çünkü bazı gerçekler insanın egosuna küçük bir tekme atabilir.

Ben de zaman zaman böyleyim. Arkadaş grubunda herkese akıl vermeye bayılırım.

“Bence olaya biraz daha mantıklı yaklaşmalısın.”

Derim.

Sonra kendi hayatıma bakarım.

Üç gün boyunca cevap vermeyen bir mesaj için yirmi farklı senaryo yazmışım.

“Acaba bana kızdı mı?”

“Acaba yanlış bir şey mi söyledim?”

“Acaba telefonunu mu kaybetti?”

En sonunda öğrenirim ki adam sadece uyuyormuş.

Bazen insan başkalarının hayatındaki perdeyi açmaya çalışırken kendi perdesini kapatıyor.

Aşk Dünyasında Kör Etmek: Kalbin Gözlüğü Bazen Çok Koyu Oluyor

Aşk, insanı en kolay kör eden konulardan biridir. Çünkü kalp devreye girdiğinde mantık biraz arka koltuğa geçer.

Normalde arkadaşımızın ilişkisini yorumlarken profesyonel danışman gibi konuşuruz.

“Bence bu kişi sana iyi gelmiyor.”

Ama konu kendimize gelince:

“Yani bazı hataları olabilir ama aslında çok iyi biri.”

İnsan sevdiğinde karşı tarafın kusurlarına farklı bakabiliyor.

Birinin sürekli geç kalması başkasının ilişkisinde büyük problemdir.

Ama kendi ilişkimizde:

“Zaman kavramına farklı yaklaşıyor.”

olabilir.

Bakın burada bile beynimiz nasıl yaratıcı çalışıyor. Sorunu çözmek yerine ona yeni bir isim veriyoruz.

Kavga etmiyoruz, “iletişim tarzımız farklı.”

Üşengeç değil, “rahatına düşkün.”

Dağınık değil, “yaratıcı.”

İnsan sevdiğinde bazen reklam ajansı gibi çalışıyor. Karşı tarafın eksiklerini bile güzel sloganlarla pazarlayabiliyor.

Kör Etmek Deyiminin Komik Tarafı: İnsan Kendine Bazen Komedi Malzemesi Oluyor

Kör etmek sadece büyük meselelerde olmaz. Günlük hayatta küçük küçük de yaşanır.

Mesela diyet yapmaya karar veririz.

İlk gün:

“Artık sağlıklı yaşayacağım.”

İkinci gün arkadaş:

“Bir tatlı yiyelim mi?”

Biz:

“Yok, ben dikkat ediyorum.”

Beş dakika sonra tatlı gelir.

İç ses:

“Bir kaşık al, tadına bak sadece.”

Sonra tabak boşalır.

Kendi kendimize:

“Ben zaten şekeri tamamen bırakmamıştım.”

deriz.

İşte bu da küçük bir kendini kandırma hâlidir.

Bazen insan kendi yaptığı şeyleri mantıklı göstermek konusunda inanılmaz yeteneklidir. Eğer bir yarışma olsa, “Kendini ikna etme olimpiyatları”nda ciddi madalya şansımız olabilir.

Kör Etmek ile Görmezden Gelmek Arasındaki Fark

Bu iki ifade birbirine yakın görünse de küçük bir fark vardır.

Görmezden gelmek, bir şeyi fark edip bilerek önemsememektir.

Kör etmek ise çoğu zaman fark edememek veya fark etmek istemeyecek kadar etkilenmektir.

Örneğin:

Arkadaşınızın size sürekli geç kalması sizi rahatsız ediyor ama “boş ver” diyorsanız, bu görmezden gelmeye daha yakındır.

Ama onun sürekli geç kaldığını hiç fark etmiyorsanız veya her seferinde başka bir bahane buluyorsanız, burada kendinizi kör etmiş olabilirsiniz.

İnsan bazen gerçeği değiştiremez ama ona bakış şeklini değiştirebilir.

İnsan Neden Kendini Kör Eder?

Bunun birçok sebebi olabilir.

Bazen üzülmemek için.

Bazen hayal kırıklığı yaşamamak için.

Bazen de alıştığımız düzen bozulmasın diye.

Çünkü gerçekleri kabul etmek her zaman kolay değildir.

Bir işin bize uygun olmadığını anlamak zor olabilir.

Bir arkadaşlığın eskisi gibi olmadığını kabul etmek zor olabilir.

Bir alışkanlığın bize zarar verdiğini görmek zor olabilir.

İnsan beyni bazen şöyle çalışır:

“Bu bilgi biraz can sıkıcı. Bunu şimdilik rafa kaldıralım.”

Ama hayat sürekli ertelemeye izin vermez.

Bir gün o raf dolar ve bütün gerçekler toplu şekilde karşımıza çıkar.

Kör Etmek Anlamı Nedir? Kısaca Hayata Biraz Daha Açık Bakabilmek

Özetlemek gerekirse Kör etmek anlamı nedir? sorusunun cevabı, kullanıldığı yere göre değişir. Gerçek anlamıyla görme yetisini kaybettirmek anlamına gelirken, günlük dilde çoğunlukla birinin gerçeği fark etmesini engellemek, bir konuda aşırı etkilenmek veya kendini bazı gerçeklere kapatmak anlamında kullanılır.

Hepimizin hayatında küçük kör noktalar vardır.

Kimi zaman aşkta.

Kimi zaman arkadaşlıkta.

Kimi zaman da aynaya bakarken.

Önemli olan hiç hata yapmamak değil. Önemli olan zaman zaman durup kendimize şu soruyu sorabilmek:

“Ben gerçekten görmüyor muyum, yoksa görmek istemiyor muyum?”

Belki de hayatın en zor sorularından biridir bu.

Çünkü başkasının hatasını görmek kolaydır. Kendi kör noktalarımızı fark etmek ise biraz cesaret ister.

Ama merak etmeyin, hepimiz zaman zaman aynı gemideyiz. Kimi insan gözleri açıkken kör olur, kimi insan ise biraz düşününce görmeye başlar.

Benim gibi fazla düşünen insanlar içinse durum biraz farklıdır. Bazen o kadar çok analiz ederiz ki ortada olmayan şeyleri bile görmeye başlarız.

Yani bazen kendimizi kör ederiz, bazen de olmayan manzaraları izleriz.

İnsan olmak biraz da böyle bir şey galiba.

Biraz hata, biraz kahkaha, biraz düşünce…

Ve arada kendimize gülmeyi bilmek.

Umarız “Kör etmek anlamı nedir” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Bompar ekibinden sevgilerle!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://bilgikadini.com https://filintahaliyikama.com.tr https://erdallarotocam.com.tr Sitemap
https://hiltonbet-giris.com/betexper güvenilir mielexbetgiris.org